User Tag List


NOTICE Bilgilendirme: Bu Konu 910 gün önce açıldı. Eğer durumunuz doğrudan konu sahibini ilgilendiriyor ise konu sahibini etiketleyin ( @kullanıcı_adı ) şeklinde yada daha güncel konulara bakın.
Teşekkür Teşekkür:  0
Beğenen Beğenen:  0
Beğenmeyen Beğenmeyen:  0
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 23 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 15 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Öykülerimden...

  1. #1
    Standart Üye
    Üyelik tarihi
    12-05-2017
    Nereden
    Türkiye
    Mesajlar
    341
    Tecrübe Puanı
    5
    Uye'yi Etiketle

    Standart Öykülerimden...

    Merhaba Arkadaşlar,

    Afiyettesiniz inşallah. Bu gece yazdığım kısa öykülerden birini sizlerle paylaşmak içimden geldi. Hoşunuza gitmesi dileğiyle...

    Akşam yorgun argın eve gelmişti. Sabahtan sözleştiği gibi kız arkadaşıyla konuşmak maksadıyla bilgisayarı açtı. Çok geçmedi kız arkadaşı da online olmuştu. Oradan buradan konuşmaya başladılar. Bir ara kız işi olduğunu, daha sonra devam etmelerini rica ederek sohbetten ayrıldı. O da bunu fırsat bilerek ve bilgisayarını açık bırakarak, mutfağa kahve hazırlamaya gitti.

    Beş dakika geçmedi, kapı çaldı. Kapıyı açtığında çok şaşırmıştı çünkü kız arkadaşı kapıda duruyordu. Kız arkadaşı çok şakacı bir insandı. " Vallahi helal olsun iyi kandırdın beni! İçeri gelsene"
    kız hiçbir şey demeden salona geçti ve oturdu. O da mutfağa geri döndü. "Geleceğini daha önce niye söylemedin. Kendime kahve hazırlıyordum. Sen de ister misin? " diye sordu. Kız içeriden " Olur " dedi. Kahveleri hazırladıktan sonra salona geçti. " Montunu çıkarmamışsın hala yoksa üşüyor musun?" diye sordu. Kız: "Böyle iyi." dedi. O sırada iş arkadaşından telefon geldi. Arkadaşı yarınki toplantı için bir raporun acil lazım olduğunu, bunu kendisine hemen mail olarak yollaması gerektiğini söyledi. Adam kız arkadaşından üç beş dakikalığına izin istedi. Maili yollamak için odaya girdi. İşini halledip bilgisayarı kapatacağı sırada soğuk bir esinti hissetti. "Hay Allah! pencere yine kendi kendine açıldı galiba. Tamir etmek lazım şunu" dedi. Yerinden kalktı pencereyi kapatmaya gitti ama pencere kapalıydı. "Allah Allah! Bu pencere kapalıysa rüzgar nereden geldi. " dedi şaşırarak. Arkasını döndüğünde kız arkadaşının odaya girdiğini görmüştü. "Hayatım biraz beklettim seni özür dilerim önemli bir mail göndermem lazımdı. İşim şimdi bitiyor konuşuruz" dedi. Kız ona bakarak başını olur anlamında salladı.

    Bilgisayarı kapatmaya hazırlandığı sırada: "Canım kusura bakma. Teyzemler gelmişti de onlarla ilgilendim biraz." diye bir ses geldi. Şaşırmıştı çünkü bilgisayardaki kişi kız arkadaşıydı! Peki kendisi yaklaşık yarım saattir evde kimi misafir ediyordu? Ekrandan başını kaldırdığında kocaman ağzı olan kazma dişli bir şeyin kendine bakarak gülümsediğini gördü...

  2. #2
    Standart Üye
    Üyelik tarihi
    06-01-2017
    Nereden
    İzmir
    Mesajlar
    209
    Tecrübe Puanı
    2
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    anlamadım

  3. #3
    Serkan Atay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19-11-2014
    Nereden
    ADANA
    Yaş
    39
    Mesajlar
    7,690
    Tecrübe Puanı
    30224
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    Postmodern roman başarılı
    " Atatürk'ü Sevmek Maya Gibidir.Sütü Bozuk Olanda Tutmaz "

    " Delikanlılık ne racon kesmek ne adam öldürmek
    nede haraç kesmektir. delikanlılık akşam olunca evine ekmek götürmektir... "

    KANALIMA GİTMEK İÇİN
    Skyp :PC AKADEMİ OFFİCİAL

    Ne Mutlu Türk'üm Diyene !
    ADAM GİBİ YORUM Organik Yorum Hizmeti 1TL
    Dizi İzlemek İçin Tıkla
    Özleme Dair Sözler
    Özlem Sözleri

    Flaş Oyun Sitesi İçin Makale Ve Editörlük Hizmeti Verilir.
    PC AKADEMİ OFFİCİAL

  4. #4
    Erdal Celebi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14-07-2014
    Nereden
    Hollanda
    Yaş
    33
    Mesajlar
    14,047
    Tecrübe Puanı
    10
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    Alıntı mehmet26 Nickli Üyeden Alıntı Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız
    Merhaba Arkadaşlar,

    Afiyettesiniz inşallah. Bu gece yazdığım kısa öykülerden birini sizlerle paylaşmak içimden geldi. Hoşunuza gitmesi dileğiyle...

    Akşam yorgun argın eve gelmişti. Sabahtan sözleştiği gibi kız arkadaşıyla konuşmak maksadıyla bilgisayarı açtı. Çok geçmedi kız arkadaşı da online olmuştu. Oradan buradan konuşmaya başladılar. Bir ara kız işi olduğunu, daha sonra devam etmelerini rica ederek sohbetten ayrıldı. O da bunu fırsat bilerek ve bilgisayarını açık bırakarak, mutfağa kahve hazırlamaya gitti.

    Beş dakika geçmedi, kapı çaldı. Kapıyı açtığında çok şaşırmıştı çünkü kız arkadaşı kapıda duruyordu. Kız arkadaşı çok şakacı bir insandı. " Vallahi helal olsun iyi kandırdın beni! İçeri gelsene"
    kız hiçbir şey demeden salona geçti ve oturdu. O da mutfağa geri döndü. "Geleceğini daha önce niye söylemedin. Kendime kahve hazırlıyordum. Sen de ister misin? " diye sordu. Kız içeriden " Olur " dedi. Kahveleri hazırladıktan sonra salona geçti. " Montunu çıkarmamışsın hala yoksa üşüyor musun?" diye sordu. Kız: "Böyle iyi." dedi. O sırada iş arkadaşından telefon geldi. Arkadaşı yarınki toplantı için bir raporun acil lazım olduğunu, bunu kendisine hemen mail olarak yollaması gerektiğini söyledi. Adam kız arkadaşından üç beş dakikalığına izin istedi. Maili yollamak için odaya girdi. İşini halledip bilgisayarı kapatacağı sırada soğuk bir esinti hissetti. "Hay Allah! pencere yine kendi kendine açıldı galiba. Tamir etmek lazım şunu" dedi. Yerinden kalktı pencereyi kapatmaya gitti ama pencere kapalıydı. "Allah Allah! Bu pencere kapalıysa rüzgar nereden geldi. " dedi şaşırarak. Arkasını döndüğünde kız arkadaşının odaya girdiğini görmüştü. "Hayatım biraz beklettim seni özür dilerim önemli bir mail göndermem lazımdı. İşim şimdi bitiyor konuşuruz" dedi. Kız ona bakarak başını olur anlamında salladı.

    Bilgisayarı kapatmaya hazırlandığı sırada: "Canım kusura bakma. Teyzemler gelmişti de onlarla ilgilendim biraz." diye bir ses geldi. Şaşırmıştı çünkü bilgisayardaki kişi kız arkadaşıydı! Peki kendisi yaklaşık yarım saattir evde kimi misafir ediyordu? Ekrandan başını kaldırdığında kocaman ağzı olan kazma dişli bir şeyin kendine bakarak gülümsediğini gördü...
    Sonu urkutucu oldu, bir kac saniye kafami kaldirmasam mi diye dusundum


    ERDAL CELEBI KIMDIR ? SENDE BENI TANIMAYA BASLA
    Cahille girme munakasaya..Ya sinirini ziplatir tavana..! Ya da yazık olur Adabina...
    Danışmanlık Hizmeti ve Diğer YouTube Konuları İçin BURADAN İletişim Sağlayın

  5. #5
    Standart Üye
    Üyelik tarihi
    12-05-2017
    Nereden
    Türkiye
    Mesajlar
    341
    Tecrübe Puanı
    5
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    @Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız hocam yeniden okuyarak öyküye bir şans daha verebilirsin teşekkür ederim.

    @Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız hocam yorumun için teşekkür ederim. Böyle öykülere merakın varsa serinin devamından bir öykü daha paylaşabilirim.

    @Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız değil mi hocam finalini özellikle sürprizli bağladım. teşekkür ederim

  6. #6
    Serkan Atay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19-11-2014
    Nereden
    ADANA
    Yaş
    39
    Mesajlar
    7,690
    Tecrübe Puanı
    30224
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    Alıntı mehmet26 Nickli Üyeden Alıntı Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız
    @Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız hocam yeniden okuyarak öyküye bir şans daha verebilirsin teşekkür ederim.

    @Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız hocam yorumun için teşekkür ederim. Böyle öykülere merakın varsa serinin devamından bir öykü daha paylaşabilirim.

    @Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız değil mi hocam finalini özellikle sürprizli bağladım. teşekkür ederim
    serinin devamını bekliyoruz.Kitap bastırırsan imzalı kitabımızıda isteriz ona göre
    " Atatürk'ü Sevmek Maya Gibidir.Sütü Bozuk Olanda Tutmaz "

    " Delikanlılık ne racon kesmek ne adam öldürmek
    nede haraç kesmektir. delikanlılık akşam olunca evine ekmek götürmektir... "

    KANALIMA GİTMEK İÇİN
    Skyp :PC AKADEMİ OFFİCİAL

    Ne Mutlu Türk'üm Diyene !
    ADAM GİBİ YORUM Organik Yorum Hizmeti 1TL
    Dizi İzlemek İçin Tıkla
    Özleme Dair Sözler
    Özlem Sözleri

    Flaş Oyun Sitesi İçin Makale Ve Editörlük Hizmeti Verilir.
    PC AKADEMİ OFFİCİAL

  7. #7
    Standart Üye
    Üyelik tarihi
    12-05-2017
    Nereden
    Türkiye
    Mesajlar
    341
    Tecrübe Puanı
    5
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    Alıntı Serkan Atay Nickli Üyeden Alıntı Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız
    serinin devamını bekliyoruz.Kitap bastırırsan imzalı kitabımızıda isteriz ona göre
    Teşekkür ederim aslında yayınlamadığım kitaplarım var. Boş zamanlarımda kafam rahatlasın diye çok yazarım. Bir iki tanesini ofsette bastırıp, ileride çocuklarıma anı olarak bırakmayı düşünüyorum. Hazır yüz buldum serinin devamından bir öyküyü daha paylaşayım.


    Büyük bir hırsla Avrasya Maratonu'na hazırlanıyordu. Bunun için her sabah erken kalkıp çok sıkı bir antrenmen yapıyordu. Yine bir antrenman sabahı yeni aldığı eşofman takımlarını ve ayakkabılarını giyindi. Germe ve ısınma hareketlerini yaptıktan sonra kulaklıklarını taktı yavaş yavaş koşmaya başladı. Sokağın köşesini döndü temposunu biraz daha arttırdı. O sırada akşamdan kalma sarhoş bir sürücü süratli bir şekilde geliyordu. Adam bir ara konrolü kaybeder gibi oldu. Arabayı hafiften kaldırıma çıkardı. Korna çaldı ve frene bastı ama antrenman yapan sporcuya arkasının sol yanından çarptı. Çarpmanın etkisiyle sporcu bir bank'ın önüne doğru sendeledi. Sarhoş sürücü, suratında korkmuş bir ifadeyle gaza abandı ve pantinaj yaparak arabasıyla hızla oradan uzaklaştı.

    Sporcu olayın şokundayken bilinçsizce 20 metre yürüdü. Kendine gelmeye başladığında sağını solunu kontrol etti. Görünürde herhangi bir ağrısı yada sızısı yoktu. Bir şeyi olmadığını görünce adamın uzunca bir fren mesafesinden sonra kendine çarptığını düşündü. Birkaç adımdan sonra biraz daha seri hareket ettiğini fark etti. Müzik dinlemek için kulaklıklarını tekrar taktı. Bugünkü olayın kendisini olumsuz olarak etkilememesini içinden tekrarlamaya başladı. Bu telkinden sonra tekrar koşmaya başladı. Yavaş yavaş temposunu arttırdı. Bugünkü performansı çok hoşuna gitti. Kendi tabiriyle, yolun üstünde yağ gibi kayıyordu. Antrenmanın ilk etabını tamamladıktan sonra performansının kaç dakika sürdüğüne bakmak için saatine baktı. Ancak saatinin durmuş olduğunu gördü. Kaza sırasında yere çarpıp bozulmuş olacağını düşündü. Süreyi tutmak önemli olduğu için antrenmanını erken bitirmek zorunda kaldı. Eve dönüş yolunda hafif tempoyla koşmaya başladı. Az ilerde her sabah kendisine musallat olan sokak köpeklerini gördü. Birkaç olumsuz tecrübeden sonra onlardan korkmaya başlamıştı. Köpeklerin kendisini fark etmemesi için güzargahını değişti. Parkın olduğu tarafa yöneldi. Daha metreler ötesinden kokusunu alan bu hayvanların dikkatini çekmemiş olduğuna sevindi. Parkın içinde koşarken çevresini de bakıyordu. Renkler gözüne daha canlı gelmeye başlamıştı nedense bugünkü havayı da beğenmişti daha bir temizdi. Saatinin bozulduğuna daha da üzüldü. Çünkü bugün gördüğü işaretlere göre günündeydi. Kaza ve saatinin bozulması dışında herşey tıkırında işliyordu.

    Sokağına yaklaştığında bir kalabalığın orada toplandığını gördü. Olay yerinde bir de ambulans vardı. İçinden bugün de çok kaza olduğunu geçirdi. İnsanlar mevtanın çok genç olduğundan ailesine ölüm haberinin nasıl verileceğini ah ederek vah ederek konuşuyorlardı. Bu konuşmaların ardından iyice meraklandı. Mevta mahalleden biri tanıdık olmalıydı. Aralardan sıyrılarak iyice yaklaştı yerde yüzü gazateyle kapanmış, eşofmanlı birini gördü. Lan dedi yoksa bu bizim Arif mi diye düşündü. O sırada, bir görgü tanığı ile polisin konuşmalarına kulak misafiri oldu. Adam: “ Gördüm amirim gördüm. O vicdansız, delikanlıya arkadan çarptıktan sonra biraz durdu ama arabadan yardım için bile inmedi kaçtı gitti.” dedi. o sırada bir esinti oldu. Yerdeki mevtanın yüzündeki gazate biraz aralandı. Sporcu gördüğü karşısında kalakaldı. Çünkü yerde yatan kişi kendisinden başkası değildi...
    Konu mehmet26 tarafından (18-05-2017 Saat 22:13 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    Standart Üye
    Üyelik tarihi
    12-05-2017
    Nereden
    Türkiye
    Mesajlar
    341
    Tecrübe Puanı
    5
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    Merhaba arkadaşlar,

    Afiyettesiniz inşallah forumun en geveze üyesi olarak sizlerle yazdığım bir öyküyü daha paylaşmak isterim. Herkese iyi forumlar!

    Soğuk bir kış günüydü. üstündeki incecik ve yırtık bir kıyafetle, sabahtan beri çalıştığı için artık fütursuzca esen ve onu tirtir titreten rüzgara hiç aldırmıyordu. Dinlenmek için yüksekçe bir kaldırıma oturdu ve feri sönmüş gözleriyle etrafını izlemeye başladı. Yoldan geçen mutlu insanları gördükçe gözlerinden bir iki damla yaş süzülüvermişti yanaklarına... Çalışmaktan nasırlaşan kirli elleriyle yanaklarını sildi. Bir an düşündü; ne lazımdı ona: Başını sokacak bir yuvamı yoksa, yalnızlıktan katılaşmış kalbini ısıtacak bir sevgi miydi ihtiyacı... Az ileride köpeğiyle oynayan birini gördü. Yıllardır, şu köpeğe gösterilen kıymet kadar değer görmediğini düşündü. Akan burnunu koluyla sildi. Yavaşça oturduğu yerden kalktı ve aksak adımlarla, insan selinin içinde kayboldu gitti...

  9. #9
    Erdal Celebi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14-07-2014
    Nereden
    Hollanda
    Yaş
    33
    Mesajlar
    14,047
    Tecrübe Puanı
    10
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    Alıntı mehmet26 Nickli Üyeden Alıntı Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız
    @Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız hocam yeniden okuyarak öyküye bir şans daha verebilirsin teşekkür ederim.

    @Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız hocam yorumun için teşekkür ederim. Böyle öykülere merakın varsa serinin devamından bir öykü daha paylaşabilirim.

    @Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız değil mi hocam finalini özellikle sürprizli bağladım. teşekkür ederim
    Bunlari bence video ya dokmelisin


    ERDAL CELEBI KIMDIR ? SENDE BENI TANIMAYA BASLA
    Cahille girme munakasaya..Ya sinirini ziplatir tavana..! Ya da yazık olur Adabina...
    Danışmanlık Hizmeti ve Diğer YouTube Konuları İçin BURADAN İletişim Sağlayın

  10. #10
    Standart Üye
    Üyelik tarihi
    12-05-2017
    Nereden
    Türkiye
    Mesajlar
    341
    Tecrübe Puanı
    5
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    Alıntı Erdal Celebi Nickli Üyeden Alıntı Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız
    Bunlari bence video ya dokmelisin
    merhaba hocam, böyle bir niyetim vardı aslında. Hatta yakın zamanda birkaç yapımcı ve oyuncuya öykülerimden göndermişliğim var sosyal medya üzerinden ancak arada menajerler,...vs. olmadı mı pek de takacaklarını sanmıyorum

    prodüksiyon şirketini kurabilseydik, bunları zaten kısa film yada kısa dizi olarak çekmeyi düşünüyorduk.

  11. #11
    Standart Üye
    Üyelik tarihi
    06-05-2017
    Nereden
    Düzce
    Mesajlar
    676
    Tecrübe Puanı
    31
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    Alıntı mehmet26 Nickli Üyeden Alıntı Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız
    merhaba hocam, böyle bir niyetim vardı aslında. Hatta yakın zamanda birkaç yapımcı ve oyuncuya öykülerimden göndermişliğim var sosyal medya üzerinden ancak arada menajerler,...vs. olmadı mı pek de takacaklarını sanmıyorum

    prodüksiyon şirketini kurabilseydik, bunları zaten kısa film yada kısa dizi olarak çekmeyi düşünüyorduk.
    O sporcu hikayesinin benzerini Küçük Kıyamet dizisinde görmüştüm bir ara samanyolu tv'de vardı

  12. #12
    Standart Üye
    Üyelik tarihi
    12-05-2017
    Nereden
    Türkiye
    Mesajlar
    341
    Tecrübe Puanı
    5
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    Alıntı NWNA-Animater Nickli Üyeden Alıntı Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız
    O sporcu hikayesinin benzerini Küçük Kıyamet dizisinde görmüştüm bir ara samanyolu tv'de vardı
    aboov yanlış kimselerin eline geçmiş o zaman. Adama terörist derler sonra. En son yazıp gönderdiğim öykülerden birinin giriş kısmını burada paylayaşayım da ahan da bunu ben yazmıştım kanıtı da burada derim

  13. #13
    Standart Üye
    Üyelik tarihi
    12-05-2017
    Nereden
    Türkiye
    Mesajlar
    341
    Tecrübe Puanı
    5
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    Merhaba arkadaşlar,

    Afiyettesiniz inşallah . Size en son yazdığım, cem yılmaz ve tolga çevik'le de paylaştığım öykünün (takarlarsa artık ) giriş kısmını paylaşacağım. ( Sayıp da çekerlerse ayıp olmasın adamlara) dram/komedi tadındaki öyküde Ana karakterler Ali (tolga çevik), Kemal (cem yılmaz) (kayınbiraderler aynı filmde oynasın istedim ) ve Nazlı (ezgi mola)' dır.

    Ali ve Kemal Küçük bir Ege kasabasında doğdular. Ali tesisatçı bir babanın, Kemal ise bir balıkçının oğluydu. Bir gün kasabaya tayini o kasabaya çıkan Ahmet Bey geldi. Ahmet Bey'in Nazlı isminde bir kızı vardı. Bu üç aile aynı muhitte oturuyorlardı. Ali ve Kemal Nazlı ile o gün tanışırlar ve çok iyi arkadaş olurlar. Zamanla, Ali açıktan, Kemal ise gizliden Nazlı'yı sevmeye başlarlar. Çocuk olsalar bile, her konuda anlaşan arkadaşlar, Nazlı konusunda birbirlerini kıskanıyorlardı. Ali, Nazlı'yla çikolatasını paylaşmayı severdi. Bir de büyüyünce neler yapacağını anlatırdı. (burada sinematik olarak şöyle bir sahne düşünüyorum. Nazlı, Ali bir duvarın üstünde otururlar. Nazlı, Ali 'nin elindeki çikolataya bakar, Ali paketten çıkarttığı çikolatayı ikiye bölerken hep bir parçayı büyük bırakır. O parçayı Nazlı'ya verir. Nazlı da çikolatayı yerken Ali'yi yanağından çocuk masumiyetiyle öper. O sırada onları uzaktan seyreden Kemal ise ikisini kıskanmaktadır.) İlk okula başlayana kadar hep beraber oynarlar, saklambaç, kovalamaca, misket,...

    İlk okula kayıtların yapılacağı zamana yakın Ali'nin annesi rahatsızlanır. Babası ise Ali'nin annesiyle ve kendi işleriyle ilgilenmek zorunda kaldığı için, onu köydeki dedesinin yanına gönderir. Bir iki ay kadar tedavinin ardından Ali'nin annesi iyileşir. Ali eve döner dönmez Nazlıların evine koşar. Cama beyaz bir kağıt asılmış, pencereden perdeler alınmıştır. Ali parmağının ucuna basarak yükselir. Zar zor zili çalar. Ancak ne kapıyı açan vardır ne de cama çıkan. O sırada Kemal gelir ve Ahmet Beylerin taşındığını söyler. (Ahmet Bey'in tayini İstanbul'a çıkmıştır. Nazlı gitmeden önce Kemal ile vedalaşır. Arabaya binerken çok üzgündür ve ağlamaktadır. Arabanın arka camından bakarken arkalarından koşan Kemal'i görür. Araba hızlanır ve Kemal iyice uzaklaşarak kaybolur.) Ali çok üzülür. Babasının zar zor okul müdürünü ikna etmesiyle Ali ilk okula kayıt olur. Kemal ile sınıf arkadaşı olurlar. Okul yılları haytalık ve kavgayla geçtiği için, ikisi de en fazla liseye kadar okurlar.

    Aradan yıllar geçer. Ali emekli olan babasının dükkanını işletmeye başlar. Şansı biraz yaver gitmiş ve işleri büyütmüştür. Kemal ise bir ay orada, bir ay burada çalışan, av sezonunda tekne ile arada sırada avlanmaya çıkan bir aylak olmuştur. İki arkadaş her akşam ya kasabanın meyhanesinde yada kasabayı gören bir tepede, geçmişten konuşurlar, dertleşirler. İki kafadara evlilik nasip olmamıştır. İkisi de kafalarına göre kız bulamamıştır yada beğendikleri kızlar onları beğenmemiştir. Bazen ailelerinden ve mahalleden baskı görmektedirler. Kemal arada sırada Ali'den hiçbir zaman ödemeyeceği borçlar alır. Ali arkadaşının aldığı paraları hiç bir zaman borç olarak görmez...

    Yaz ayından bir gün kasabada denize nazır manzarası olan bir eve birileri taşınır. Evin asıl sahibi Almancıdır. Giderken evini kiralaması için emlakçıya vermiştir. O sıralar Ali, bu evin yakınında olan bir binayı tamir etmek için servise çıkmıştır. İşinin bir kısmını halletmiş, dükkana dönerken eve taşımasına rastgelir. Hem yardım etmek, hem de merakını gidermek babında hem sohbet etmeye hem de eşyaları içeri taşımaya başlar. Kız Ali'ye teşekkür eder. O sırada dükkandan aradıkları için Ali oradan ayrılmak zorunda kalır. Giderken evin tesisatında bir sıkıntı olursa diye kartvizitini bırakmıştır. Dükkana geri dönerken kızdan hoşlandığını düşünmeye başlar. Kız evden içeriye girerken elindeki kartvizite bakmış, üstündeki isim ona yabancı gelmemiştir. Bir kaç gün sonra kız, teyzesi ile alışveriş yapmak için markete gelir. Market, Ali'nin dükkanına yakındır. Ali esnaf arkadaşıyla tavla oynamayı bitirmiş dükkana girecekken kızı görür. Koşarak yanına gider; eve yerleşip yerleşmediklerini sorar. Kız cevap vermeye yakın, elinde poşetler vardır bir an ayağı tökezler. Ali hemen kızı tutar. Poşetleri almayı, servis arabasıyla eve bırakmayı teklif eder. O sırada arkadan gelen teyze, kızı çekiştirir. Ali'ye kalsın evladım der ve kızın koluna girer. Teyze hem hızlıca yürümeye hem de kızla kısık sesle konuşmaya başlar. Bir ara kız başını geriye çevirir ve Ali'ye güler. Ali de kıza güler. Teyze, elin adamına ne bakıyorsun diye kızı çekiştirir tekrar yürümeye başlarlar. O an Ali kıza aşık olduğunu anlamıştır. Kendince keyifli bir türkü tutturur. O günün akşamı Ali, Kemal ile meyhanede buluşur başından geçen olayları anlatır ve aşık olduğunu söyler. İki kafadar gece neşelenirler ve kafayı çekerler. Ertesi gün olur. Ali telefonun sesine uyanır. Onu müşterisi aramakta ve nerede kaldığını sormaktadır. Ali özür diler ve müşteriye geleceğini söyler. Biraz da onunla münakaşa ettikten sonra telefonu kapatır.

    Gittiği evdeki işleri halleden Ali, biraz hava almak için sahile inmeye karar verir. Deniz biraz hırçındır. Sahilde gezerken, rıhtımda denizi seyreden kızı görür, yanına doğru gider. Buralara alışıp alışmadığını sorarak muhabbeti açar. Kız, buraları çok iyi bildiğini hatta çocukluğunun bir kısmının burada geçtiğinden bahseder. Ali iyice meraklanır. Hep bir araya geldiklerinde bir şeyler olduğu için ona bir türlü adını soramamıştır. Kız adının Nazlı olduğunu söyler. Ali şaşırır ve babasının adının Ahmet ve mesleğinin memur mu olduğunu sorar. Kız evet der. Ali: "bilmiyorum hatırlar mısın çocukluğunda çikolatalarını seninle paylaşan bir çocuk vardı" diye söze başlar. Nazlı yo hatırlamadım deyince bozuluverir. Biraz sonra şaka yaptığını söyleyen Nazlı, kartvizitini verdiği gün kendisini hatırladığını ama emin olamadığını söyler. Sarılıp sarılmamak arasında kalırlar ve sadece o an el sıkışırlar. İkisi de uzun süre birbirlerinin ellerini bırakmak istemezler. Nazlı geçmiş yıllarda İstanbul'a taşındıkları dönemde annesi ve babasının trafik kazasında öldüğünden ve teyzesiyle birlikte yaşamaya başladığını, üniversiteyi derece ile bitirdikten sonra okul arkadaşıyla bir şirket kurduğunu söyler. Kasabaya geliş nedenini uzun bir projeden sonra çok yorulduğu için dinlenmek istediğini söyler. Ayrıca buraları çok özlediğinden bahseder. Sonra bunca zaman Ali'ye neler yaptığını sorar. Ali de neler olduğunu anlatır. Uzunca bir muhabbet devam ederken aralarındaki samimiyet artmaya başlar. Ali çocukluktaki ortak anıları anlatmaya devam ederken Nazlı da sürekli gülmektedir. Bir ara konu Kemal'e gelir. Ali, Kemal'in kasabada olduğunu bu sıralar limanda çalıştığını ve balıkçılık yaptığını söyler. Muhabbetin koyuluğundan denize fazla yaklaştıklarını fark etmeyen çifte sahile sertçe gelen bir dalga çarpar ve üstleri başları ıslanır. İkisi birbirine bakıp gülmeye başlarlar, Nazlı tıpkı eski günlerdeki gibi der.
    Konu mehmet26 tarafından (04-06-2017 Saat 21:18 ) değiştirilmiştir.

  14. #14
    Standart Üye
    Üyelik tarihi
    06-05-2017
    Nereden
    Düzce
    Mesajlar
    676
    Tecrübe Puanı
    31
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    Sertifikalatsan iyi olur

  15. #15
    Standart Üye
    Üyelik tarihi
    12-05-2017
    Nereden
    Türkiye
    Mesajlar
    341
    Tecrübe Puanı
    5
    Uye'yi Etiketle

    Standart

    hocam paraya pula ihtiyacım yok çok şükür. sadece istediğim manevi olarak, filmin jeneriğinde adımın geçmesi o kadar

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Yukarı Çık
Yandex.Metrica
DMCA.com Protection Status
Google resmimi nasıl kaldırırım sorusunu her gün milyonlarca kez google üzerinden sorguluyoruz. Aslında bunu yapmak için özel olarak kurulmuş ve faaliyet gösteren kurumlar var ve çok ucuz google fotoğraf kaldırma işlemlerini hızlı ve ekonomik bir şekilde yapıyorlar. Eğer sizinde resminiz google arama sonuçlarında görünüyor ve google fotoğraf kaldırma konusunda profesyonel bir destek arıyorsanız bu içeriği iyi okuyun. Öncelikle google resminizi kesinlikle kendi sunucuları üzerinde barındırmaz, resminizi yayınlayan bir site üzerinden google arama sonuçlarına dahil etmiştir ve bunun kaldırılabilmesi için öncelikle kaynak alınan site üzerinde ki resminizin kaldırılması gerekmektedir. Ardından yetkili google panelleri üzerinde yapılacak düzenlemeler sonrasında google resim kaldırma işlemleri imajkoruma tarafından profesyonel bir şekilde garantili bir şekilde yapılmaktadır. Hızlı ve en ucuz bir şekilde google resim kaldırma ile ilgili ihtiyacınız olan desteği veriyoruz.